basit düşünüyordum, en kolayı düşünüyordum sürekli ki diğer gerçeklerle geç yüzleşiyim acımasın canım.
sen gittiğinde bildiğim hayatın sonu gelmişti. sen geldiğinde de öyle olmuştu gerçi. sen öptüğünde de ,
tanıdıktı bu his,korkmadığımı söyleyemem ama titrememiştim.
eğer biraz daha kalsaydın sana seni ne çok sevdiğimi söyleyecektim.
gittiğinde herkesin sana benzemesi gibi bi durum olmadı. sadece anlamını kaybetti seninle anlam kazanan şeyler.
saçlarımı kestirdim ve sana çok kızdım gitmeseydin kestirmezdim çünkü sen uzun saç severdin.
başkasıyla öpüştüm seninle savaşarak ve sana çok kızdım. çok ağladım. çok yazdım.
eğer biraz daha kalsaydın, nefesinden bana ödünç vermeni isteyecektim.
sonbahardı ve ilk gün çizmemin ucu soyulmuştu sana çok kızmıştım.
eve gelmiştim ve duvara bakıp ağlamıştım. ve sana çok kızmıştım.
eğer gitmeseydin sana, sana asla kızamayacağımı söyleyecektim.
sonra dudakların geldi aklıma. bildiğim yaşamı sona erdiren o sihirli kapı.
gözlerin onun arkasından ellerin.
sen çok güzeldin,
ben ne kadar çirkindim ne kadar bencil.
eğer gitmeseydin sana doğum gününde atkı alıcaktım.
Gittin sevgilim,
adım adının yanına yasak.
dudağın ellerin , aşk seninle yasak.
atkıyı unut bile o hayatta olmaz.
seni çok sevdim.
ingilizce çalışmam gerek ama seni çok sevdim ve lütfen o kıza aşık olma.
hoşçakal.












