25 Ocak 2013 Cuma

bir kaç gün önce gözümün altını yaktım.
siz hiç gözünüzün altını yaktınız mı? yakmayın. çünkü o zaman aklınıza canınızı yakanlar geliyor ve saç düzleştiricisini duvara fırlatabiliyorsunuz ama sizin kalbinizi kıran kişiye aynı muameleyi yapamıyorsunuz. burda kışlar soğuk olur,çok üşürsün. bi insanı belediyede ağlatmak çok insafsızca. yahu insan insana bunu yapar mı? mutfak fayansını anlarım bir nebze yahu insan insanı yabancı gözler altında ağlatır mı? gözümün altını yaktım demiştim ya belediyede ağladım bir de. herkes bana baktı. insanlar ağlayan birini görünce bakar. şefkatle bakar kimi, kimi bir sonraki durakta ineceği için bakmaz. ama içinden bu kızı üzen utansın diye geçiren varsa alnını öperim. beni bu hale getirdin benim halim bitti. çok yoksun artık özenle büyüttüğüm sevgim gitti. şu an ölsen burda gıkım çıkmaz yaş falan akmaz gözümden şu an ölsen derim ki yahu sen hiç gözünün altını yaktın mı?

1 Aralık 2012 Cumartesi

yeterlilik fiili

Birini sizi sevemediği için suçlayabilir misiniz? birini beni hiç sevmediği için içimden atıyorum. birini sizin yüzünüzü avuçlayıp sizi çok sevdiğini söylerken aslında bir başkasını düşlediği için öldürmek isteyebilir misiniz? -ebilmek. yeterlilik fiili. ben bunu istemeye hiç bir zaman yetemedim. ben hiç bir şeye yetemedim. hep eksiktim. ek siktim.
tamamlanamamak ve yarım kalmak çok başka şeyler çünkü yarım her zaman yetebilir. eksik yetmez. bugün burda kafa ütülememin amacı kendimle hesaplaşmak. durup dururken ağladığımda aslında sadece kafam kriz geçiriyordu ve naz'a ihtiyacım vardı ama ben seni özlediğim için ağladığımı dile getirdim. sen bir nevi kaçışsın. sen ancak ona yetebilirsin. hoş senin için ağlasaydım asla senin için ağladığımı iddaa etmezdim zaten çünkü sahte şefkatin saçlarımı okşamayı kesmişken ve dilin yine beni inkar ederken bunu çoktan kaybettiğim gururuma bile yediremezdim. yemezler aslan. sana inanmadığımı söyledim. haklı çıkarttın ve konuşmada bitti. konuşma bitsin hiç istemiyordum çünkü bile bile lades demişken bu kadar ucuz kayıp vermeyi hiç istemiyordum. o arada parmak uçlarımın neden avuç içime baskı yaptığını anlayamıyordum ama sonra farkına vardım. daha öncede sevilmemiştim. ama hiç bu kadar kendime olan sevgimi yitirmemiştim.

16 Kasım 2012 Cuma

nasıl

03:42,

odamın havasına senin kokunu getiren neydi?
gözlerimin dolması 3 saniye sürmedi,
gözlerimin dolması çok komik, yazarken farkettim. yenilenlerden değil.

ama sen gidersen ben nasıl,
gidersen eğer ben bu şehirde nasıl.
içine içine kusmak için evdekilerin uyumasını beklediğin zaman büyümüş oluyorsun.
kulaklarımın ugultusu biraz olsun geçsin diye yastıkla istem dışı kafa siken bir ahmak olıuşum.
az önce bir araba kaza yaptı sanırım.
ayağımla camı açmaya yeltensem görebilirdim, yeltenmedim.
ayağım üşendi biraz.
bu hayatta en iyi yapabildiğim şey üşenmekken,
üşenmediğim tek şeyin sen olması,
BURADA KÜFÜR VAR.

mutfak fayansında 45 dakikadan fazla yatarsan yanağın uyuşuyor.
sonra uyuşukluk geçsin diye yanağını okşuyorsun.
giderse orada kimin yanağını okşar ki gibi bir trajik sorusu,
ama ben nasıl.

her şeyi odamın tavanına astığım günlerden birindeyiz,
benim odamın tavanından gökyüzü gözükmüyor,
niye.
insanlar öyle tavana bakarken hayal meyal kuruyor,
benimkinde sorunlarım asılı,
ben neden.

ben sarhoş olmaktan neden bu kadar,
ben sen gidersen nasıl?

odamın balkonunda bağırdığın zaman sesin yaankıılaanıır.
eskiden karşıda ağaçlar vardı, şimdi medeniyet yükseliyor bina var,
nefes alamıyorum ben nasıl.

sen gidersen ben bu boşluğu nasıl doldurucam ulan,nasıl?


2 Haziran 2012 Cumartesi

şimdi git defol

Etrafıma çaktırmamaya çalıştığım ama aklıma geldiğinde soluk borumu kesen o bilinç.
Hani bir yerlerde karşılaşmama ihtimali, hani bir daha asla bir yerde onu sırtından,ensesinden göremeyecek olma bilinci. Onu görürüm diye onun bulunduğu yerlerden geçerken dolmuş camını silmemece oyunum. beraber güldüğümüz yerlere adım atarken kalbimin ağırlaşması. Bana yaptığı her şeyi affedilme huyum. sevmeyi öğretme çabam. yazdıklarım,yazamadıklarım ve yazacaklarım. ve asla okumayacakları. halının altına ittiğim bir yığın duygum ,hissim. ve buruk gülüşlerim. ve her şey. her şeyin bitmesi. belki de bu şehirde olmamanın benim için en iyi yanı, kulaklarımın başkasına olan aşkını duymayacak olması.

29 Mayıs 2012 Salı

içimde dolaştım

son günlerde içimde dolaştım hep,
hala hissedebilen,
hala sevebilen,
hala önemseyen,
bir şeyler kaldı mı diye.
şehirler buldum, ayrılan yollar buldum,dinlenen müziklerin arasında,ağladığım zamanları buldum.
nefes aldığımı sinek ısırığı kadar hissettiğim gecelere döndüm.
ağladığım duyulmasın diye yastıkla kafamı siktiğim geceler gördüm
yaşanmış en güzel hikayeleri buldum,
yaşanamayanlarda oradaydı tabii.
daha derinlere indim,
acıtanı sancıtanı sildim elimle,
ilk ayrılığımız ilişti gözüme,
sesini duydum inanır mısın?
tadın bile geldi dilimin ucuna.
kokunu bekledim,hazırdım duymaya,
seni taklit etti kokun,
senin gibi yaptı, gelirmiş gibiydi hiç gelmedi.
sorular buldum, nasıl yani? dedim,
ben o kadar yılın sabahın senin için mi uyanmışım,
bu şehirin soğuk kaldırımlarında dolaşmak senin sayende mi mümkünmüş en başından beri,
senin için yaşamış olamam,
olmamalıyım, sencede farkın biraz daha fazla değil mi diğerlerinden?
sonra çocuk halini buldum,gülümsetti beni ilk düşüşün yanıma,
yüzüme gelen saçlarımı elinle ittiğin günleri buldum,


içimde dolaştım bütün gün,
senli bir gece hariç her şeyi buldum;bu bir özlem.
bu bir son, senin hakkında konuşmamdan,seni sevmemden,seni özlememden korkan hiç kimse olmayacak artık.
şimdi dokunabilirsin yüzüme,çünkü sen denize dokunmayı seversin
iyi dinle beni,
içimde değilsin,


-gittim- demen yasak,


Nerdesin?



27 Mayıs 2012 Pazar

geniş zamanlar yok artık

Merhaba sevgilim,
yine ben geldim.
Korkma,yabancı değilim,hatta hayatındaki en gerçek şey -belkide- bendim.
hani her boş vaktinde,açıp okurken beni, belleğinin gözünün önüne getirdiği o anıların ta kendisiyim.
Hatırlıyor gibisin. 
Elleri belimin en kıvrımlı noktasına dolanan sendin.
Saçlarımı okşayan sendin.
üzgünüm sevgilim, beni şimdiki zamanına sığdıramayan da sendin.
biz bir miktar beceriksizdik. yetmeyi bilemedik.
ben ikimiz için geniş zamanlar yaptım yokluğunda,
sen oyalandın başka vücutlarda,
beni hiç sevmeyerek, beni çirkinleştirerek beni yok ederek.
ben seni büyüttün yokluğunda.
geniş zamanlar yarattım sevgilim,
gece uyuyamadığın zaman, oradasın,hissediyor gibisin.
ilk defa senin adına konuşuyorum, emin gibiyim bu defa,
beni özlediğinden eminim,
ben gittikten sonra biz kaldığımızdan eminim.
baksana, benden sonra sevdiklerin sanki biraz daha hızlı unutuluyor,biraz daha izsizler ve sanki biraz daha az
siniyorlar üstüne,
korkma sevgilim
birazdan bitmesine izin vereceğim.
ilk defa kendimi ağlatabilen cümleler yazdım,
ben ilk defa kendi acıma ağladım.
sana değil de.
ben sadece yürüdüm,
seni sürüklediğimin farkında olmadan,
senden kaçıp sana yürüdüm,
sonu olmadan.
hiç bir şey düşünmeden sadece sevdim. beklentilerimi susturdum.
insanlar bunu yapamıyor bilirsin. bilmiyorsanda elbet bir gün öğreneceksin.
şimdi aklına son kez kendimi getiriyorum,
kalbim senin için atmıyor artık,
bu ikimiz içinde eş zamanlı bir son oldu,
benim geniş zamanlarımın sonu,
üzgünüm bir kez daha sevgilim,
biliyorum canını sıktım,
böyle olsun istemezdim.


çünkü başına gelebilecek en güzel şey gerçekten bendim.


26 Mayıs 2012 Cumartesi

karın ağrımsın

karnımı ağrıtıyorsun.
özlemin midemi bulandırmaya başladı artık.
bir insan neresiyle özler bilsem,
kalbimle değil.
kalbimle olsa hala çok severdim.
kalbimle.
hala çok seviyorum.
yalan.
seni bu kelime kadar iyi anlatacak bir şey yok.
sen sırf dahil oldun diye yalanı bile beni heycanlandıracak hale getiren o adamsın.
sandığın gibi değil.
mesele başkalarını sevmekse.sevdim.o beni sevmedi. olsun.
mesele başkalarına sarılmaksa,sarıldım.huzurlu bir atmosferdi hatta oldukça başarılıydı.ama yalandı.
mesela başkalarının gidişlerine üzülmekse,
dudağımı ısırıp kanatacak kadar üzüldüm birinin gidişine evet.
ama sen, sevilmekle sevmeye aynı ana denk getirip,gidişinle beni öldüren tek adamdın.
sarılırken gerçekten sarılan,
sen benim kanımdın.
sen benim arkadaşlarımın neyin var sorusuna verdiğim o yanıttın.
sen benim cümlelerimdin.
karnımı ağrıtıyorsun.
yapma artık,
git,
bit,
yit artık.


ya da gel,
gelirsen seni çok sevebilirim,bilirim,severim.
gelirsen iyi olur.


gelmez misin?
olsun. ziyanı yok.
ben özlerim, sen bir başkasından seversin hayatı,
ben düşerim, sen bir başkasından tutunursun hayata.
önemli değil,

karnımı ağrıtıyorsun,
mühim değil.