şimdi gelme bana, iyi gelme.
gelirsen sana alışacağım, sabah güneşi sana doğuracağım, gece seni düşünüp yıldızları falan saymaya kalkarım şimdi, hiç halim yok gelme, iyi gelsen bile gelme. Sana ulaşamadığımda endişelenirim bir de şimdi, göğsüm sıkışır,aklıma kötü şeyler gelir nefes alamam, hayır ne gerek var anlamıyorum, lütfen gelme sen, bana iyi gelsen de gelme. En zayıf noktalarımı sana kendim göstereceğim ve kanatmana izin vereceğim, yani aklımı yitireceğim anlıyor musun çekilmez olacağım, sıkacağım seni, bıktıracağım kendimden, hayalinde ki o kız olmadığımı gördüğünde ki hayal kırıklığı beni bitirecek, kendimi saklayamayacağım bir de sana , ayıplarımı kusurlarımı ezberleyeceksin. Mükemmel olmayacağım, sana yetemeyeceğim olmadı fazla geleceğim. şimdi gelme bana ne olur, iyi geleceksen bile gelme.
uzak durmalıyız,yan yana ama uzak.
çünkü.
31 Ocak 2012 Salı
Kendinden vazgeçme
kendinden vazgeçmeye başladığında kaybediyor insan, bir bakıyor ki asla yapmam dediği her şeyi yapmış, kendine bir başkasına bakar gibi uzaktan bakmaya başlamış, hissetmeden sadece diğerleri için yaşar olmuş, diğerleri ne der insanlar ne düşünür, diye diye kendini, kendi elleriyle yaptığı hapishaneye kilitlemiş. sevdiği şeyler neydi unutmuş, kendi düşüncelerini çoktan uzaklarda bir rafa kaldırmış, inandıklarını,savunduklarını balon gibi tek tek patlatmış. başkalarına hoş görünmek başkaları tarafından kabullenmek için, kendini unutmuş. herkese iyi davranmak zorunda hissetmiş kendini, herkesi sevmek herkesçe sevilmek, herkes için iyi dilekler dilemek zorunda hissetmiş.
oysa biliyor musunuz? değiliz.
Hiçbirimiz bir şeyler yapmak zorunda değiliz. hiçbirimiz iyi olmak, herkesçe sevilmek, onlara ters düşmemek için çabalamak zorunda değiliz. onların doğrularıyla yaşamak zorunda hiç değiliz. herkes ayrı bir dünya,biz kimsenin uydusu olmak zorunda değiliz.
bencil olalım, önemli olan bir tek sensin allah aşkına senden daha değerlisi mi var şu dünyada?
boş ver kendin ol, boş ver olmasın seni seven biraz romantik bir sevgilin, boş ver ailen örnek göstermesin seni kimseye, boş ver her yerde aranan sevilen isim olma. uzak kal. bu sahte ilişkilerden uzak kal. istediğinden de uzak ol, en iyisi olmaya çalışma, en iyisinden en doğrusundan uzak kal. bırak onlar ne düşünürse düşünsün, sen kendini düşün.
her şeyden vazgeçebilecek gücün var inan, sevdiğin bir kaç insan olsun onları yanında tut, diğerleri sadece fazlalık. her şey senin elinde, sen yeter ki kendinden vazgeçme
Sen yokken ;
sen yokken filmler izledim ben, yeni çıkan şarkıları dinledim, arkadaşlarımla güldüm, ağlayana kadar güldüm,
sen yokken hiç ağlamadım , ayakta kaldım ortadaydım, arkama hiç bakmadım. kar yağınca sevinmedim, yaz akşamları kimseye beraber sabahlayalım demedim. sensiz uyandım, sen yokken yeni yemekler keşfettim, hasta oldum çok kez, bağışıklık sistemim çöktü, sen yokken numaramı değiştirdim, sen yokken hiç üzemedi beni başkaları, sen yokken ben odamın şeklini değiştirdim, tatile gittim, sen yokken ben büyüdüm sen yokken ben senin rolünü büyüttüm.
sen yoktun, ben burdaydım, ağlamadan,kırılmadan ve hiç unutmadan.
sen yokken hiç ağlamadım , ayakta kaldım ortadaydım, arkama hiç bakmadım. kar yağınca sevinmedim, yaz akşamları kimseye beraber sabahlayalım demedim. sensiz uyandım, sen yokken yeni yemekler keşfettim, hasta oldum çok kez, bağışıklık sistemim çöktü, sen yokken numaramı değiştirdim, sen yokken hiç üzemedi beni başkaları, sen yokken ben odamın şeklini değiştirdim, tatile gittim, sen yokken ben büyüdüm sen yokken ben senin rolünü büyüttüm.
sen yoktun, ben burdaydım, ağlamadan,kırılmadan ve hiç unutmadan.
25 Ocak 2012 Çarşamba
Birisi
Birisi, gel artık.
beraber bir şeyler paylaşalım. gücümün yetemediği zorluklar var hayatta, birisi beni hiç bırakma.
eski günleri unuttur bana elini yüzüme değdirdiğin o an, sil gözyaşlarımı hadi çoktan kurumuş olan.
bana de ki ' artık ben varım korkma bu hayattan' , biraz güler yüz, biraz önemli olduğunu hissettmek. bir şeyler yapalım ama lütfen birlikte olsun.
kalemi tutan elimden tut, senin varlığına yazayım bu kez, yok'a yazmayı bırakayım, yanımdan geçerken kokun dağıtsın dikkatimi, birisi, sevdir kendini. yaşadığım her şeyi unuttur bana, en güzel günleri seninle yaşayayım , yanın neresi birisi, oraya gelmek istiyorum. birisi, beni bul artık ihtiyacım var.
ben yemek yapmayı bilmem, birisi hadi birlikte öğrenelim.
sabah uyandığımda saçlarını kulağının arkasına atarak yüzünü öpmek istiyorum.
çok şey öğrendim artık, sana da anlatmak istiyorum.
Bana bir şeyler öğret istiyorum.
birisi, gel artık dayanamıyorum.
24 Ocak 2012 Salı
şerefe
gözümden düşmedin ben seni ittim.
yüreğimde taşıdım ben seni hatta montumun iç cebinde bazen, seni biriktirdim, seni yazdım, senin altını çizdim okuduğum her kitapta. Sen neredeydin o sırada hani ben senin özleminle oynarken, bin kez umudumu kesip her cümlenden sonra seni affederken. Çok güzel miydi gittiğin yerler, ne renkti duvarları, hani kızmıyorum, ama değer miydi, hiç soramadım cevap verirsin diye, gitme desem, kalır mıydın?
Bir kaç hayalinden bahsetmiştin bana. Ah salak! bende unuttun bak onları, benimde aklım sende kalmış, müsait olduğun bir zaman getirir misin kalbimle beraber? o zaman bende hayallerini veririm sana, çok iyi saklarım,üstünde uyurum, yüreğimde taşırım.
İlla gideceksen, sigara içmeyi öğret öyle git.
Kendime zarar veriyim diyorum olur mu? belki senin yaranı kanatmam o zaman.
hayır sana kızmıyorum yanlış anlama. Tabi ki beni sevmek zorunda değilsin.
ben güçlüyüm. senin için giyilmiş kıyafetlerim ve sevdiğin gibi yaptığım saçımla güçlüyüm.
yüzüm deniz olmuş, ama hayır ağlamadım, sanırım biraz duygu kaçtı gözüme.
sanırım içimde bir şeyler parçalanıyor. Ah hayır korkma hayallerin güvende.
giden son adam olmayacaksın,
abartmak gibi olmasın ama sanırım öyle olucaksın.
git. ama güle güle gitme. madem gidiyorsun gülmeden git.
Şerefe!
yüreğimde taşıdım ben seni hatta montumun iç cebinde bazen, seni biriktirdim, seni yazdım, senin altını çizdim okuduğum her kitapta. Sen neredeydin o sırada hani ben senin özleminle oynarken, bin kez umudumu kesip her cümlenden sonra seni affederken. Çok güzel miydi gittiğin yerler, ne renkti duvarları, hani kızmıyorum, ama değer miydi, hiç soramadım cevap verirsin diye, gitme desem, kalır mıydın?
Bir kaç hayalinden bahsetmiştin bana. Ah salak! bende unuttun bak onları, benimde aklım sende kalmış, müsait olduğun bir zaman getirir misin kalbimle beraber? o zaman bende hayallerini veririm sana, çok iyi saklarım,üstünde uyurum, yüreğimde taşırım.
İlla gideceksen, sigara içmeyi öğret öyle git.
Kendime zarar veriyim diyorum olur mu? belki senin yaranı kanatmam o zaman.
hayır sana kızmıyorum yanlış anlama. Tabi ki beni sevmek zorunda değilsin.
ben güçlüyüm. senin için giyilmiş kıyafetlerim ve sevdiğin gibi yaptığım saçımla güçlüyüm.
yüzüm deniz olmuş, ama hayır ağlamadım, sanırım biraz duygu kaçtı gözüme.
sanırım içimde bir şeyler parçalanıyor. Ah hayır korkma hayallerin güvende.
giden son adam olmayacaksın,
abartmak gibi olmasın ama sanırım öyle olucaksın.
git. ama güle güle gitme. madem gidiyorsun gülmeden git.
Şerefe!
22 Ocak 2012 Pazar
ne olurdu sanki sevsen beni
bu sana ilk yazışım, ya da sana yazdığımı ilk kabullenişim, senin acını ciddiye almadığım, sana üzülmemek için eski aşklarıma ağıt yaktığım günler maalesef geride kaldı. şimdi senin yaranı kanatma vakti, şimdi sana yazmanın vakti. ne olurdu sanki sende sevsen beni?
sen sevdiğim ilk adamsın, aşık oldum daha önce, ama sevgi bambaşka bir şey. ben seni sevdim. kör gibi değil. kör değildim seninleyken. ayrılırsam ölmezdim de üzülürdüm. sevgime ihtiyacın vardı, sevilmeye ihtiyacın vardı. hep sevmiştin çok sevmiştin ama sevilmemiştin, kırılgandın , ben seni alıp kendime sakladım, sevdim seni orda,iyileştirdim, erittim buzlarını, kanayan kalbini temizledim,sardım,sevdim,öptüm,sarıldım. sevgimle besledim. ne olurdu sanki sevsen beni?
biliyordum iyileştiğin an yine gideceğini, yine seni kanatana gideceğini, sana öğrettiğim sevgiyi ona vereceğini, yine kanamaya gideceğini biliyordum. sonra sen gittin. neden şaşırmadım diye sordum kendime sonra ve ağladım. insan bildiği bir şeye bu kadar ağlar mı? ne olurdu sanki sevsen beni?
sana kalbimde zar zor açtığım yer, bir sürü duygu birikmiş meğer nasıl yığılıverdiler oraya görmen lazımdı.
yaralandın kırıldın parçalandın çok acı çektin yine bana geldin ben sararım diye yaralarını, her seferinde sardım. bana onu anlatışını dinledim, onu anlatırken gözlerinde ki parıltıyı izledim. kalbinin atışını dinledim ve onun bir gün benim için atmasını diledim. ne olurdu sanki sevsen beni?
seni izledim sonra her hareketini, bana ait bir şeyler aradım, benden bir iz. gülüşünde bir tonda belki, belki de beni unutmaya başlayan gözlerinde, bulamadım. sonra hayran olduğum ellerine baktım, ısıttığım soğuk günlerde. hani elini tuttuğumda, aklında o varken, bana sarılışını düşündüm. sıcaklığını hatırladım hayal meyal. sonra kendimi onun yerine koydum, beni öyle sevdiğini düşündüm. sen karşımda konuşuyordun ben bunları düşünüyordum, sana bakmamak, cennet karşıdayken bir adım atmamak gibiydi o an. yüzümde istemsiz bir tebessüm. ne olurdu sanki sevsen beni?
sonra tokat gibi çarptı yüzüme gerçekler, çünkü hata benimdi. sen beni kırmamıştın ben sana çarpmıştım,kendim kırılmıştım.
yalanların öyle güzel ki, beni sevdiğini söylediğinde özellikle.
ne olurdu sanki?
sevsen beni
sen sevdiğim ilk adamsın, aşık oldum daha önce, ama sevgi bambaşka bir şey. ben seni sevdim. kör gibi değil. kör değildim seninleyken. ayrılırsam ölmezdim de üzülürdüm. sevgime ihtiyacın vardı, sevilmeye ihtiyacın vardı. hep sevmiştin çok sevmiştin ama sevilmemiştin, kırılgandın , ben seni alıp kendime sakladım, sevdim seni orda,iyileştirdim, erittim buzlarını, kanayan kalbini temizledim,sardım,sevdim,öptüm,sarıldım. sevgimle besledim. ne olurdu sanki sevsen beni?
biliyordum iyileştiğin an yine gideceğini, yine seni kanatana gideceğini, sana öğrettiğim sevgiyi ona vereceğini, yine kanamaya gideceğini biliyordum. sonra sen gittin. neden şaşırmadım diye sordum kendime sonra ve ağladım. insan bildiği bir şeye bu kadar ağlar mı? ne olurdu sanki sevsen beni?
sana kalbimde zar zor açtığım yer, bir sürü duygu birikmiş meğer nasıl yığılıverdiler oraya görmen lazımdı.
yaralandın kırıldın parçalandın çok acı çektin yine bana geldin ben sararım diye yaralarını, her seferinde sardım. bana onu anlatışını dinledim, onu anlatırken gözlerinde ki parıltıyı izledim. kalbinin atışını dinledim ve onun bir gün benim için atmasını diledim. ne olurdu sanki sevsen beni?
seni izledim sonra her hareketini, bana ait bir şeyler aradım, benden bir iz. gülüşünde bir tonda belki, belki de beni unutmaya başlayan gözlerinde, bulamadım. sonra hayran olduğum ellerine baktım, ısıttığım soğuk günlerde. hani elini tuttuğumda, aklında o varken, bana sarılışını düşündüm. sıcaklığını hatırladım hayal meyal. sonra kendimi onun yerine koydum, beni öyle sevdiğini düşündüm. sen karşımda konuşuyordun ben bunları düşünüyordum, sana bakmamak, cennet karşıdayken bir adım atmamak gibiydi o an. yüzümde istemsiz bir tebessüm. ne olurdu sanki sevsen beni?
sonra tokat gibi çarptı yüzüme gerçekler, çünkü hata benimdi. sen beni kırmamıştın ben sana çarpmıştım,kendim kırılmıştım.
yalanların öyle güzel ki, beni sevdiğini söylediğinde özellikle.
ne olurdu sanki?
sevsen beni
21 Ocak 2012 Cumartesi
20 Ocak 2012 Cuma
sen hiç yaşadın mı?
sen hiç yok olmak istedin mi?
'kaybolmak'
O gücü buldun mu kendinde?
hiç gitmek istemedin mi yani tanınmadığın bilmediğin yerlere,
istemedin mi konuşmayı başka bir dilden biriyle,
hiç mi geçmedi içinden tanımadığın birine bütün hayat hikayeni anlatmak?
hiç çok çok mutlu oldun mu, her şeyi yapacak gücü buldun mu kendinde?
ya da öleceğini zannedecek kadar üzüldün mü?
hiç gözlerin acıyana kadar ağladın mı?
ya da karnın ağrıyana kadar güldün mü?
hiç aşık oldun mu,
hiç aşk acısı çektin mi?
hiç o senin için biraz üzülsün diye kendine ihanet etmek gelmedi mi içinden?
kısacası sen hiç yaşadın mı?
İçimdeki kaya
gelsin artık, hani şu herkesin her şeyin geçeceğini söylediği günler. gelsin artık yoruldum çok, içimdeki kayayı kaldırsın atsın zaman. Hani gülecektim bütün bu yaşadıklarıma, hani geçecekti, hani HER ŞEY geçerdi? neden geçmiyor peki?
neden hala nemli yanaklarım, neden kısık buğulu sesim, evet mutsuz değilim evet ağlamıyorum artık evet gülüyorum evet eskisi gibi değil bir çok şey. sadece kazığı sağlam çakmış orospu çocuğu bir kaya var içimde. atamıyorum, hayır yanlış anlama sen değilsin. sana suçlusun demiyorum,herkes suçlu aslında en çok da ben.
insanlar hata yapar, insanlar pek tabii hata yapar, insanlar birbirini kırar, paramparça eder, sonra, sonra zaman geçer unutulur hepsi. içinde kalan sadece ağzına sıçtığımın kayasıdır, birini sevememenin, her bokta gözlerinin dolmasının,sesinin kısık çıkmasının,bu kadar yazmanın, güvensizliğinin,sığınma isteğinin nedeni o kayadır.
sonra sonbahar biter. iyileşirsin, gülersin, hatta aklına gelmez, sevgin biter, ne başkasına ne ona gücün vardır.
içinde ki kaya yerindedir ama eritemez onu içinde ki güzel duygular,yeni biri sadece yüktür.
zamanı gelmedi mi hala? lütfen, biri kaldırıp atsın içimde ki kayayı.
sesim o kadar mühim değil.
sesim o kadar mühim değil.
19 Ocak 2012 Perşembe
gidersen bana da bir dengini yolla
http://fizy.com/#s/1ah20s
dinlediğim her şarkıda senden bir parça buluyorum, yüzüne baktığımda sevdiğim her şey sensin, çocukluğum sensin. yüzümü kalbine koymak, kalbimi avucuna dökmek istediğim tek adam sensin. çocuk derdim önceden büyüdük galiba. Bundan sonra yazmıcam diyip, izlediğim her aşk filminden dinlediğim her şarkıdan sonra koşup yazdığım sensin. içini ezbere bildiğim sensin. o yüzden şimdi ki bu uzak mesafeli tavırlarının ağzına sıçıyım
dinlediğim her şarkıda senden bir parça buluyorum, yüzüne baktığımda sevdiğim her şey sensin, çocukluğum sensin. yüzümü kalbine koymak, kalbimi avucuna dökmek istediğim tek adam sensin. çocuk derdim önceden büyüdük galiba. Bundan sonra yazmıcam diyip, izlediğim her aşk filminden dinlediğim her şarkıdan sonra koşup yazdığım sensin. içini ezbere bildiğim sensin. o yüzden şimdi ki bu uzak mesafeli tavırlarının ağzına sıçıyım
18 Ocak 2012 Çarşamba
17 Ocak 2012 Salı
bir şey gibi
düşünüyorum da az bir şey değildi seninle olmak, içimde sevinçler büyürdü dal dal, en olmayacak günde gelip tazelerdin ortalığı, toplardın içimi, doğururdun güneşi o en çekingen gülüşünle..
bir şey gibiydi seninle olmak bir şey gibi huzurlu, bir şey gibi güzel.. sen güzeldin,ellerin bembeyaz,ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyordum kirletirim diye. gözlerin, beni ayakta tutan gözlerindi. benimde kalbim vardı işte şuracıkta çarpıyordu.. öyle düzeltici öyle yerine getiriciydiki seni sevmek.
bir öpüşlük canı vardı aşkımızın korkuyordum, yoksulduk, gündüzlerimiz çok kısaydı, dörtnala öpüşmek lazımdı.
sonra bir duvar vardı seninle yalnızlığım arasında, o duvarlar yıkılıverdi bir anda, bir uğultu geldi çevremizde yürüdü, sen içine sakladın kuşkularını, ben dışarı kustum mutsuzluğumu,
sonrası güzellik..
15 Ocak 2012 Pazar
kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Dün gece yine benimleydin, kafamın içinde ,bilinçaltımda, yastığımda, yanı başımda..
uyanıp bir an seni düşündüm,ellerini ellerimde düşündüm, seni bir zamanlar nasıl çok sevdiğimi düşündüm, canımı aldığın o dakikaları düşündüm. saçlarımda ki ellerini düşündüm. boynunda ki yüzümü düşündüm. her şey şimdi öyle anlamsız ki. sanki benim yaşayıp yaşayabileceğim tüm mutluluğu ben o zaman tüketmişim. şimdi yaşadığım tüm sancılar kollarında dinlendiğim içinmiş.
yaptığın onca kötülüğü,beni üzdüğün her anı bir kenara bıraktım da bana bıraktığın güzel anılar için bile sana yazmamı hakediyosun
uyanıp bir an seni düşündüm,ellerini ellerimde düşündüm, seni bir zamanlar nasıl çok sevdiğimi düşündüm, canımı aldığın o dakikaları düşündüm. saçlarımda ki ellerini düşündüm. boynunda ki yüzümü düşündüm. her şey şimdi öyle anlamsız ki. sanki benim yaşayıp yaşayabileceğim tüm mutluluğu ben o zaman tüketmişim. şimdi yaşadığım tüm sancılar kollarında dinlendiğim içinmiş.
yaptığın onca kötülüğü,beni üzdüğün her anı bir kenara bıraktım da bana bıraktığın güzel anılar için bile sana yazmamı hakediyosun
14 Ocak 2012 Cumartesi
kaybetmiş çocukları sevdim hep ben, arkadaşlarının oyun oynarken dışladığı, hırçın çocukları. yenilgiyi kabullenmiş halini hep anladım , üstü başı toz toprak içinde , dizi kanamış,ruhu kanamış yalnızlıktan, hiç göremedim ama hep hissettim. dışlanmış çocukları sevdim hep dediğim gibi yenilgiyi kabul etmiş ama çağırsalar koşa koşa gidecek halini hep anladım..
çünkü o benim içimde ki elinden tutup kaldırmaya cesaret edemediğim çocuk
çünkü o benim içimde ki elinden tutup kaldırmaya cesaret edemediğim çocuk
13 Ocak 2012 Cuma
aradan yıllar geçmiş. ne komik. bizim üstümüzden yıllar yollar kadınlar adamlar geçmiş. bizim üstümüze basa basa geçmiş. bizi yok ede ede, unufak olmuşuz bak ayaklarımızın altında.
Oysa isteseydin,oysa izin verseydin, beni biraz hissetseydin her şey mükemmel olabilirdi, yabancı değiliz mükemmele birlikte olduğumuz, elimi tuttuğun heran mükemmeldi eğer izin verseydin elini hep tutabilirdim.
neler yaşanırsa yaşansın birbirimize ne kadar götlük yaparsak yapalım, birbirimizi ne kadar acıtırsak acıtalım aklımda hep ilk günkü gibi kalıcaksın, sımsıcak gülüşünle,beni öpüşünle,gitmeni istemeyişimle, kalbimi ellerinin arasında alıp uyutuşunla.. sen hep benim göğsümde uyuttuğum,karnına yattığım adam olarak kalıcaksın.
başka yolu yok, başka çıkar yolum yok.
kafamda bir hikaye, bilirsin bunu çok severdin ikimize bir mutlu son yazdım sonra. o evde seninle birlikte oturduk, sustuk. yanımda durdun sessizce. burası sondu. başka bir yaşamdı. sadece biz vardık.
12 Ocak 2012 Perşembe
üstüne basıp geçtiğin her şey
benim canımı acıtıyor, senin yüzünden ettiğim her küfür, ettiğim her beddua yine gelip beni buluyor..
senin için hep iyi şeyler dilerken Tanrıdan benim mutsuzluğum senin gururunu okşuyor, bu ne boktan iş?
ben çok şeyi tükettim sen diye, çoğu şeyden vazgeçtim belki seversin diye, arındırdım kalbimi her şeyden olmadı sonra battım yine belki boka ama denedim, ve denemek, değişmek sandığından zahmetli, denedim diyorum ama yine de yaranamıyorum kahretsin..
biliyorum artık zor, zoru bir kenara koy artık imkansız bazı şeyler. imkan dahilinde bile olsa eski tadı yakalayabilir miyiz bilmiyorum, aslında biliyorum,hayır. sen geçmişimde bir yerlerde kaldın,sen defterlerimin arasında, sen kahkahalarımda sen mutluluklarımda kaldın.
böyle olması gerekiyordu,biz bunu hak etmiştik, başka bir yaşamda, başka bir mutlu son.
senin için hep iyi şeyler dilerken Tanrıdan benim mutsuzluğum senin gururunu okşuyor, bu ne boktan iş?
ben çok şeyi tükettim sen diye, çoğu şeyden vazgeçtim belki seversin diye, arındırdım kalbimi her şeyden olmadı sonra battım yine belki boka ama denedim, ve denemek, değişmek sandığından zahmetli, denedim diyorum ama yine de yaranamıyorum kahretsin..
biliyorum artık zor, zoru bir kenara koy artık imkansız bazı şeyler. imkan dahilinde bile olsa eski tadı yakalayabilir miyiz bilmiyorum, aslında biliyorum,hayır. sen geçmişimde bir yerlerde kaldın,sen defterlerimin arasında, sen kahkahalarımda sen mutluluklarımda kaldın.
böyle olması gerekiyordu,biz bunu hak etmiştik, başka bir yaşamda, başka bir mutlu son.
11 Ocak 2012 Çarşamba
8 Ocak 2012 Pazar
buldun aferin :)
bugün senin doğum günün,
eğer bunu okuyorsan bir şekilde bunu sana gönderme cesaretinde bulunmuşumdur, aferin bana!
seninle tanıştığımda o kadar sığdım ki, o kadar bir şeyler yaşamamış, o kadar aşk nedir bilmemiş o kadar üzülmemiştim ki, sanki sen aldın elinle her şeyi bir bir yerine oturttun. özlemekten kendinden geçmenin, kaybetme korkusunun ne oldugunu öğrettin sen bana. tutup elimden keşfettin beni, ayıplarımı,kusurlarımı, halının altına itmedim ben senin yanındayken, şimdi ki kadar derin değildim, anlardın bir bakışımla bir mesajımla bir göz dalışımla ne demek istediğimi, saklayamazdım kendimi sana, öyle açıktım ki.. öyle güven dolu öyle aldatılmamış..
şimdi anlıyorum, ben birdaha kimseye karşı o kadar dürüst olamam,sana bile. sen de birdaha kimsenin sevgisine benim ki kadar inanamazsın. asla o kadar saf ve temiz olamayız, belki başka bir zaman diliminde..
canımdan can kopar gibi seni sevdiğimi zaten bilir miydin bilmiyorum, bildiysende hiç anlamadın. bende gizleme gereği görmedim hiç. gurursuzluk değildi de adı, başka bir şeydi.
kötü konulara girmek istemiyorum, bugün güzel bir gün çünkü sen doğdun ve eğer kader diye bir şey gerçekten varsa sen mutlaka benimkinin kıyısında köşesinde varsın.
sen çok özelsin çünkü ben bir tek seninleyken çocuklarımız olsun istedim. ada ve yağız adında. bir tek seninleyken perdelerin rengini düşündüm, krem tonlarında bi kitaplığımız olsun, ve postitler yapıştıralım duvarlara..
neler yaşarsak yaşayalım hep mutlu olmanı istedim, allah her zaman iyi insanlar çıkarsın karşına ve kötü ne bilme istedim, ileride başına gelebilecek kötü olayları düşündüm üzüldüm meraklandım ben şimdiden bir tek senin için. son şansın değilim biliyorum ilkte değildim, ama hayatının bir bölümünde yer almak çok keyifliydi inan bana. yine de hiç bir şeye değişmem.
çok su aktı üstünden,araya çok hayal de girdi, çok adam çok kadında aslında ama bilirsin ilkler her zaman en güzeldir, en sancılı ve en özel.
seni artık sevmemek kötü. yerin doldurmayacağıma emin ol.
iyi ki varsın,
PS : neden virgülle bitti diye sorarsan, söyleyecek daha çok şeyim var aslında, ardından söyleyeceklerim hiç bitmeyecek..
eğer bunu okuyorsan bir şekilde bunu sana gönderme cesaretinde bulunmuşumdur, aferin bana!
seninle tanıştığımda o kadar sığdım ki, o kadar bir şeyler yaşamamış, o kadar aşk nedir bilmemiş o kadar üzülmemiştim ki, sanki sen aldın elinle her şeyi bir bir yerine oturttun. özlemekten kendinden geçmenin, kaybetme korkusunun ne oldugunu öğrettin sen bana. tutup elimden keşfettin beni, ayıplarımı,kusurlarımı, halının altına itmedim ben senin yanındayken, şimdi ki kadar derin değildim, anlardın bir bakışımla bir mesajımla bir göz dalışımla ne demek istediğimi, saklayamazdım kendimi sana, öyle açıktım ki.. öyle güven dolu öyle aldatılmamış..
şimdi anlıyorum, ben birdaha kimseye karşı o kadar dürüst olamam,sana bile. sen de birdaha kimsenin sevgisine benim ki kadar inanamazsın. asla o kadar saf ve temiz olamayız, belki başka bir zaman diliminde..
canımdan can kopar gibi seni sevdiğimi zaten bilir miydin bilmiyorum, bildiysende hiç anlamadın. bende gizleme gereği görmedim hiç. gurursuzluk değildi de adı, başka bir şeydi.
kötü konulara girmek istemiyorum, bugün güzel bir gün çünkü sen doğdun ve eğer kader diye bir şey gerçekten varsa sen mutlaka benimkinin kıyısında köşesinde varsın.
sen çok özelsin çünkü ben bir tek seninleyken çocuklarımız olsun istedim. ada ve yağız adında. bir tek seninleyken perdelerin rengini düşündüm, krem tonlarında bi kitaplığımız olsun, ve postitler yapıştıralım duvarlara..
neler yaşarsak yaşayalım hep mutlu olmanı istedim, allah her zaman iyi insanlar çıkarsın karşına ve kötü ne bilme istedim, ileride başına gelebilecek kötü olayları düşündüm üzüldüm meraklandım ben şimdiden bir tek senin için. son şansın değilim biliyorum ilkte değildim, ama hayatının bir bölümünde yer almak çok keyifliydi inan bana. yine de hiç bir şeye değişmem.
çok su aktı üstünden,araya çok hayal de girdi, çok adam çok kadında aslında ama bilirsin ilkler her zaman en güzeldir, en sancılı ve en özel.
seni artık sevmemek kötü. yerin doldurmayacağıma emin ol.
iyi ki varsın,
PS : neden virgülle bitti diye sorarsan, söyleyecek daha çok şeyim var aslında, ardından söyleyeceklerim hiç bitmeyecek..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





























