27 Nisan 2012 Cuma

şimdi bunu okuyorsun ya hani, bunu okuyan herkes gibi

''uzak durmalıyız.
böylesini istediğini biliyorum.
başka türlüsüne sen izin vermiyorsun,
bunu ben oldurtamıyorum.''

okuduğunu biliyorum, gözlerin sol baştan buraya kadar yürüyor. bunu okurken kafanda bir sürü soru oluşuyor. iç sesin hala seni sevdiğimi söylüyor, bir başkası bunun senin umrunda olmadığını..
okurken belki gülüşün bölünüyor, senin için olsun istiyorsun, belki de miden bulanmaya başladı hiç önemsemiyorsun. sonra bir kaç anı canlanıyor gözünde, bu kadar ne yaşadık diyorsun, neyi unutamadı, ne yaşadık bu kadar ben mi bir şey kaçırdım diyorsun, sonra sadece yazmaya aşık olduğumu düşünüyorsun, bu canını sıkıyor belki, belki umrunda değil sen bile bilemiyorsun. üstüne alınmaman gerektiğini düşünüyorsun, bir boşluğa kurduğumu zannediyorsun belki bu cümleleri.hala seni sevdiğimi söyleyen ses gözlerinin önüne benimle bir kaç sahne getiriyor. hafif bir özlem yakıyor yüreğini. diğer ses, geçen zamanı vurgulayıp hayatına giren çıkan herkesi aklına çarpıyor şimdi. sonra aşık olduğun kokuları hatırlayıp gülümsüyorsun. bazen komik geliyor tüm bunlar, belki bana acıyorsun 


öyle anlarda, oyalanma. sende ki yerimi düşün. kendinle tartış biraz, kendine yalan söyleme, biraz dürüst ol birazcık,çok da zorlama kendini,


hiç böyle sevilmedin.

22 Nisan 2012 Pazar

Normal

       Aslında her şey o kadar normal ki



Bu kahroluşlar, bu mutsuzluklar, bu umutsuzluklar, bu uykusuzluklar hatta çok normal.
bozulan arkadaşlıkların, yaşayamayışların, bir türlü anlayamayışların, kimsenin hayatına dokunamayışların çok normal. Sabah uyandığında gözlerinin nemli olması, sesinin yarım yamalak kısık çıkması, hayatında ki her şeyin biiiir biiir alt üst olması çok normal. içindekileri anlatamayışların bir türlü bağıramayışların, seni anlayacak kimseyi bulamayışların normal. Tek normal olmayan senin yüzünün gülmesi, normal.

12 Nisan 2012 Perşembe

' sen neredeydin daha önce lan' 


Buradaydım.  Kimbilir seni bekliyordum belki de. içimde oluşturduğum o kocaman boşluk senin doldurman içinmiş meğerse. kalbim seni bekliyormuş atmak için. ben buradaydım sevgilim, üzüldüğüm, hırpalandığım, yaşamaktan nefret ettiğim her şeye iyi ki olmuş diyebiliyorum şimdi. 

7 Nisan 2012 Cumartesi

sil baştan

 'sil baştan' 


yazıldığı gibi kolay değil, aklın kalır,kalbin kalır, adı kalır, kokusu,anıları acıtır. en önemlisi sen kendine kalırsın. kendinden yeni birisi yapmaya çalışırsın. sabah uyandığında ağladığını kimseye söyleyemezsin. bir türlü mutlu olamadığını dile getiremezsin. kalabalığın arasından onu görürsün bir müddet sonra alışırsın onu başkalarının içinden seçmeye, artık hep ensesinden görmeye. ne alkol,ne sigara yardımcı olmaz sana, sadece bir süreliğine zihnini avutur. içinde sevgide kalmamıştır ya başkasını sevemediğinden onun acıttığı yarayı kaşımaya devam edersin. sonra bir gün güneş açar, hava seni ısıtır,kalbini sarar, sonra en baştan başlayabilmek istersin, kendine eziyet ettiğin günlerden nefret edersin. sil baştan dersin işte o zaman. kırık kalbin,nemli yanakların, bulutlu bakışlarınla, sil baştan.

4 Nisan 2012 Çarşamba

dünyanın en boktan duygusu : özlemek

Olmuyorduk artık,boynumu öpsen yine belki olurdu, ama uzaktan uzağa oldurtamıyorduk.
özlüyorduk,dile getiriyorduk, dile getirince geçiyordu, öyle söylenmezdi hata ediyorduk. oysa gelsem yanına uzansam yanağına öpsem kesin oldurturdum. iterdin belki, hani başkasını sevmiyordun? hani en güzelindim hani en özelindim. sen benim her halimi biliyordun. nasıl başkasını seveceksin yani sen benim dudağıma fısıldamıyor muydun? zaman öfkemi alabilirdi, buna izin verirdim kesinlikle izin verirdim ama sevgimi alamazdı içimden. öyleyse bu hissettiğim 'hiçbir şey ' ne? 

seni bir kere daha öpsem söz veriyorum özlersin.
belki özlüyorsundur, bu güzel bir şey.
galiba özlüyorsun? bu iyi bir şey.
özlüyorsun, bu dünyanın en güzel şeyi.

içine bir kere dokunsam oldurturum söz veriyorum. 
içine dokunasım var.

seni özlerim bende yemin ediyorum. sen özlersen ben kesin özlerim bak söz veriyorum. hatta gerek yok ben köpek gibi özlüyorum. sen benim saçlarımı öpmüyor muydun? ben seni nasıl özlemeyeyim? sen başkasını seversen eğer söylesene ben neden ölmeyeyim?