13 Şubat 2012 Pazartesi

Dibe vurduysan ya da hala düşüyorsan

Bir yerden sonra vazgeçmek gerekir, bir insandan bir aşktan ya da bir amaçtan değil. Beklemekten. Hayatım boyunca bekledim ben. beklemek dediğin şey sandığından zahmetli, hani bir maçı bir geziyi bekler gibi değil. Yaz tatilini bekler gibi kışın ortasında öyle imkansız, istedim ki yarın güneş açsın, yarın sabah uyandığımda her şey bitmiş olacak dedim kendime, güneş açmış olacak. Biri gelicek ve ben onun kollarında dinlenirken yaşadığım tüm acılar bitecek. Bu kadar mutsuzluğun sonu mutluluk dedim, aldatıldım hep avundum bununla, her şey her zaman kötü gitmezdi ya, elbet bitecekti, az kalmıştı, yaklaşmıştım. dibe vuracaktım ya da düşüyordum hala. sonsuz değildi bu hüzün, yerini elbet huzur alıcaktı, öyle anlatılmıştı. Bekledim ben de o yüzden, her sabah açtım perdeyi, buz gibi hava,güneş çok uzaklarda. Artık vazgeçtim ben de, hem ne diye beklemiştim ki, bir hevesle yaralarımı gösterdiğim,omzuna başımı yasladığım herkes tuz basmamış mıydı yaralarıma?  ben de dedim koyver gitsin. zaten tüm suçlu benim. ne beklediğimin haberi vardı beklendiğinden, ne de güneş açabilirdi vaktinden önce, kış erken geldiyse güneşin suçu ne? 


Beklemek yorucu, beklentisizlik huzur dolu.  Böyle iyi, böyle güzel.
Bir sabah uyandığımda güneş açmış olacak, her şey bitmiş olacak.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder