16 Kasım 2012 Cuma

nasıl

03:42,

odamın havasına senin kokunu getiren neydi?
gözlerimin dolması 3 saniye sürmedi,
gözlerimin dolması çok komik, yazarken farkettim. yenilenlerden değil.

ama sen gidersen ben nasıl,
gidersen eğer ben bu şehirde nasıl.
içine içine kusmak için evdekilerin uyumasını beklediğin zaman büyümüş oluyorsun.
kulaklarımın ugultusu biraz olsun geçsin diye yastıkla istem dışı kafa siken bir ahmak olıuşum.
az önce bir araba kaza yaptı sanırım.
ayağımla camı açmaya yeltensem görebilirdim, yeltenmedim.
ayağım üşendi biraz.
bu hayatta en iyi yapabildiğim şey üşenmekken,
üşenmediğim tek şeyin sen olması,
BURADA KÜFÜR VAR.

mutfak fayansında 45 dakikadan fazla yatarsan yanağın uyuşuyor.
sonra uyuşukluk geçsin diye yanağını okşuyorsun.
giderse orada kimin yanağını okşar ki gibi bir trajik sorusu,
ama ben nasıl.

her şeyi odamın tavanına astığım günlerden birindeyiz,
benim odamın tavanından gökyüzü gözükmüyor,
niye.
insanlar öyle tavana bakarken hayal meyal kuruyor,
benimkinde sorunlarım asılı,
ben neden.

ben sarhoş olmaktan neden bu kadar,
ben sen gidersen nasıl?

odamın balkonunda bağırdığın zaman sesin yaankıılaanıır.
eskiden karşıda ağaçlar vardı, şimdi medeniyet yükseliyor bina var,
nefes alamıyorum ben nasıl.

sen gidersen ben bu boşluğu nasıl doldurucam ulan,nasıl?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder