25 Şubat 2012 Cumartesi

düş'üyorum.


bir denizin içinden çıkıp geliyor ellerin. tuz kokuyor, deniz kokuyor,sen kokuyor. saçlarımı kulağımın arkasına alıyorsun,her bir telini okşayarak. nefes alıyorsun üstümde. nefesin bedenimi titretiyor. 8 yaşıma dönüyorum. elinden tutup seni bir vişne bahçesine sokuyorum, boyumdan uzun ağaçlar, vişne ağaçta mı yetişir? senin elinde bir kalıp çikolata, severim biliyorsun. beraber dalıp gidiyoruz bahçeye. karşımızda dümdüz bir deniz, ananemin deyimiyle çarşaf gibi diyorum sana dönerek, sen bana bakarak gülümsüyorsun. üzerimde keten beyaz bir elbise, güneş alnıma vuruyor, saçlarım sevdiğin gibi. sonra bulutlanıyor hava, bulutlanıyor gülüşün, deniz kabarıyor, korkuyorum. korkma diyorsun, korkmam diyorum sana yalancıktan, sen varsın korkmam diyorum. elini elimden sıyırıp uçurumun dibine gidiyorsun, gitme diyorum sana gülümsüyorsun, yeniden 8 yaşıma dönüyorum, babamın beni korkutmak için kayalıkların üstüne çıkıp düşme taklidi yaptığı anları hatırlıyorum, gözlerim doluyor. gel diyorum, gülümsüyorsun, ağlıyorum. korkuyor musun diyorsun, hayır diyorum elimin tersiyle gözyaşlarımı silerek. ayaklarım uyuşuyor, beynim uyuşuyor, adım atamıyorum, gel diyorum sana lütfen gel diyorum, içimde düşüyorsun,içime düşüyorsun,içim düşüyor. asansör boşluğu gibi bir his midemde. gözlerimi kapıyorum sımsıkı. açtığımda geçiçek diyorum. çikolata yere düşüyor. vişne bahçesi tarumar oluyor. beyaz elbisem is içinde. sürmediğim rimelim akıyor gözlerimden. daha sıkı kapatıyorum gözlerimi yanaklarım ıslandığı için üşüyor, ayaklarım karıncalanıyor. dudaklarımı ısırıyorum,kanatana kadar, avuçlarımı sıkıyorum. karnım ağırıyor. sonra sesler kesiliyor. içim kesiliyor. açıyorum gözlerimi. yoksun. dönüyorum arkamı, ne bahçe var ne vişneler, ne de nefesin. yolu takip ediyorum, yaşamaya devam ediyorum, hiç yokmuşsun gibi davranmaya zorluyorum kendimi. yorganı biraz daha üzerime çekip uyumaya devam ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder